ZİHNİNİZİ SERBEST BIRAKIN

İnsan beyni durmadan düşünce üreten bir sisteme sahiptir. Beyin bunu kişiden bağımsız istemsiz bir şekilde yapar. Bu düşünceler bazen güzel olsa da kimi zaman rahatsız edici düşünceler olabilir. Rahatsız edici bu düşünceler başka kötü düşüncelere de yol açabilmekte ve bir virüs gibi yayılan bu düşünceler duygularımızı da kontrol altına alabilmektedir.

Kimileri bu düşünceleri çok önemsemeyip duygularını kontrol altına almasına izin vermese de kimileri de anlamı olmayan bu düşüncelerine engel olamaz ve duygularını etkilemesine istemsizce teslim olurlar.

Bugün ki düşüncelerimizi ve hareketlerimizi belirleyen unsur aslında geçmiş yaşantılarımız ve tecrübelerimizde saklıdır.
Düşüncelerimiz duygularımızı etkiler:
“Şimdi ne olacak?”, “Bu sınavı geçemezsem ne yaparım?”, “neden ben?”, “bir daha asla böyle bir şey yapmayacağım”, “ben nasıl böyle bir şey yaptım”, “acaba benim hakkımda ne düşünüyor?”, “bunu hak etmedim” bu düşünceler bizi olumsuz duygulara; kaygıya, üzüntüye, sinire, mutsuzluğa yönlendirir.

Birey bu düşünceleri aklından kovmaya çalıştıkça beyin bu düşünceleri yenileyerek tekrar düşünmeye başlar ve aslında beyini kısır bir döngüye sokmuş oluruz. Kişi düşüncelerinin sadece bir düşünce olduğunun farkındalığına varmalı ve bu düşüncelerin peşinden giderek hayatını mantıklı bir açıklaması olmayan duygulara göre yönlendirmemelidir.

Peki ne yapmalıyım ?

Duygularınızı bastırmayın, onları düşünmemeye çalışmayın bu etkili bir çözüm yolu olmayacaktır. Bunun yerine sizi rahatsız edici düşüncelerinizi bırakın.
Bu düşünceleri unutmaya çalışmayın sadece serbest bırakın.
Bu olumsuz düşüncelerinizi serbest bıraktıkça, olumsuz düşünceleriniz yerini olumlu duygulara bırakacaktır. kendinizi daha iyi hissettiğinizi fark edeceksiniz.

Peki nedir bu serbest bırakma?
‘Sedona yöntemi’

Bu yöntemin fikir babası Lester Levenson’dur. Sedona yöntemi, Harvard Medical School tarafından bilimsem olarak onaylanmış ve uzmanlar tarafından dünyanın en etkili kişisel gelişim metodu olarak kabul edilmektedir.


Bu yöntemi size izlediğim bir videodan açıklamak istiyorum..
Elimize bir kalem alıyor ve tutuyoruz. Bu kalem bizlerin istenmeyen duygu, düşünce, hisleri temsil ediyor. Elimiz ise farkındalığımızı. Kalemi elimizle sımsıkı kavrıyoruz. Bunu uzun süre yaptığımızda çok rahatsız ettiğini fark ediyoruz. Duygularımıza kötü düşüncelerimizede aslında aynı şeyi yapıyoruz.

Elimizi açalım ve kalemi ileri geri hareket ettirelim. Bunu rahatlıkla yapabiliyoruz. Çünkü kalem elimize yapışık değil. Ama konu duygularımıza, kötü düşüncelerimize geldiğinde onlara sahip çıkıyoruz.
Sinirlendiğimizde sinirliyim, üzgün olduğumuzda üzgünüm diyor tamamen o duygu halinde olduğumuza inanıyoruz. Bunları kendimizin seçtiğini unutuyoruz ve onlara sımsıkı tutunuyoruz.

Yeni bir seçim yapabilir pozitif kimliklere pozitif düşüncelere saplanabiliriz. Bunun yerine parçamız haline gelmiş gibi hissettiğimiz negatif düşüncelere, negatif duygulara, negatif kimliklere bağlanıp kalıyoruz. Bu halimizle zor hareket ediyor, hayata negatif yaklaşıyor bunları aynı zamanda koruyoruz. Acılarımız, kederlerimiz negatif düşüncelerimizden mutluymuşuz gibi bunları kimseyle paylaşmıyoruz. Bütün bunlar ne kadar gereksiz aslında.
Tutmaya devam ettiğimiz kaleme dönecek olursak, elimizi ters çevirelim ve düşmesine izin verelim. Bizi rahatsız eden duyguları, düşünceleride serbest bırakmak bu kadar kolay aslında.
Asla serbest bırakamayacağımızı düşündüğümüz duygularımızdan kurtulmak bu kadar kolay.
Tek yapmamız gereken bunları serbest bırakmaya karar vermek. Tıpkı elimizde ki kalem gibi.
Kendinizi güçlü hissedin.

Kötü düşüncelerinizin, kötü duygulara yol açarak sizi yönetmesine izin vermeyin.


E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Başka Yazı Yok

Giriş Yap

VEYA
close

Subscribe