İç-Dış Stres Kaynakları Ve Geçmiş Yaşantıların Stres Üzerindeki Rolü

stres kaynakları

Geçmiş yaşantıların stres üzerinde etkisi oldukça fazladır. Stres kaynaklarından kastedilen çocukluk dönemidir. Bireyin çocukluk yıllarından itibaren yaşamış olduğu her şey daha sonra ki zamanlarda karşısına çıkabilir. Bireyin çocukluk döneminde kurmuş olduğu ilişkiler uzun yıllar sonra kuracaklarının temelini oluşturur. Bu ilişkiler ne kadar düzgün olursa bireyin daha sonra yaşayacağı stres durumlarını kontrol etmesi de bir o kadar kolay olur. Bu kapsamda gelişim döneminde kastedilen stres iki açıdan değerlendirilir. İç stresler ve Dış Stresler

1) İç Stres Kaynakları

Yaşamın ilk yıllarını kapsayan bu dönem ‘gelişimsel stresler’ olarak da bilinir. Uyku problemleri, beslenme sorunları ve arkaik korkulardır( Baltas ve Baltas, 2008).

Sağlıklı bir gelişim için bebeklikten itibaren uykunun düzgün olması önemlidir. Bebekler herhangi bir sorun hissetmedikleri zaman veya ihtiyaçları olmadığı zaman kolayca uykuya dalabilirler. Bu durumun düzensiz olması ailenin problemin farkına varmadan ilgisiz bir şekilde süreci devam ettirmesi bu dönemden itibaren stresin oluşmasına sebep olabilir. Bu dönemde yaşanılan problemlerin erken keşfedilmesi bebeğin gelişimi için büyük öneme sahiptir. Bebek için oluşan stres faktörleri onun uykuya dalmada güçlük yaşamasına çoğu zaman yatağa gitmek istememesine ve süreci uzatacak hareketler sergilemesine sebep olacaktır.

Beslenme problemlerinde ise bebeğin temel ihtiyacı olan beslenmenin karşılanmıyor olması onun rahatsız hissetmesine sebep olabilir. Gelişimi için gerekli kaynaklara bebeğin ulaşamaması durumunda huysuzluk durumu güven problemine de sebep olabilir. Bebeğin bakımından sorumlu kişinin bu gibi durumlarla karşı karşıya kalmaması için bebeğin ihtiyaçlarını görmezden gelmemesi gerekir. İlgisiz ebeveyn tutumları bebeklikten itibaren bireyin fiziksel gelişiminin yanı sıra psikolojik olarak gelişmesini de engelleyebilir. İlerleyen dönemlerde yeme bozuklukları gibi çeşitli problemler yaşanabilir. Genel olarak beslenme bireyin gelişmesinde oldukça önemli bir yere sahip olduğu için, ilgili ve ihtiyaçlarının farkında olarak bebeğe yaklaşan aileler stres faktörünü erken yaşlarda bebeğine yaşatmamış olacaklardır.

Arkaik korkular ise genellikle ilk çocukluk döneminde görülen karanlık, yalnızlık, yeni ortaya çıkmış durumlar, yabancılar ve alışılmamış durumlar olarak görülür. Ebeveynler tarafından sebebi anlaşılmayan bu korkular onlarım çözüm üretmesini güçleştirir. Kaynağı bilinmediği için ebeveynler sıkıntıya düşebilir. Eskiden kalan korkular olarak da bilinir. Genler etkisi ile görüldüğü genel olarak öne sürülür. Kişiliğin tam olarak gelişmemesi, öz benlik oluşmaması gibi faktörlerin bu korkulara sebep olabilecek seçenekler arasındadır.

Genel olarak iç stresler bu başlıklar altında toplanmış olsa da gündelik hayata da bakılacak olursa, bireyin gün içerisinde yaşamış olduğu problemler örnek olarak kişinin servisi kaçırdığı için okula veya işe geç kalması. Bu durumda birey gündelik rutinini bozduğu için rahatsızlık duyabilmektedir. Başka bir örnek verecek olursak bireyin sınav anında stres yaşaması, istediği gibi bu durumu yönetememesi onun için bir stres kaynağı oluşturabilir. Bunlar dışında bireyin hedefleri doğrultusunda yaşadığı stresler, istediğini alabilmek için hırslı ve rekabetçi davranması, hayatının aynı düzeyde ilerlemesi, kendini yetersiz hissetmesi gibi sebepler iç stres kaynakları olarak söylenilebilir.

stressss

2) Dış Stres Kaynakları

İç stres kaynağında değinildiği gibi bebeklik ve çocukluk dönemlerinde problem yaşamış olan bireyler daha sonraki dönemlerde çeşitli sorunlar yaşarlar. Ebeveynlerin bireyin ihtiyaçlarını görmezden gelmesi, geç cevap vermesi, onunla ilgilenmemesi ve buna benzer şekilde gelişim aşamasının bu şekilde devam etmesi bireyde bir çatışma başlatabilir.( Baltas ve Baltas, 2008). Temel ihtiyaçları giderilmeyen birey sosyalleşmesi gereken durumlarda ve yerlerde uyum sağlamada problem yaşayabilir. Bebeklik ve çocukluk döneminde yaşanılan stresler bireyin eğitim gördüğü dönem boyunca da onu zor durumlarda bırakabilir. İletişim kurmada problemler yaşadığı için çalışma hayatı boyunca da problemler yaşaması kaçınılmaz olabilir.

 Bu gibi durumların yaşanmaması için ebeveynlere düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz. İç stres kaynağı olarak başlayan bu problemlerin dış stres kaynakları ile desteklenip bireyin hayatını zorlaştırmaması için, ebeveynlerin kontrollü davranmaları bireyin isteklerine zamanında cevap vermeleri gerekir.

Dış streslere sebep olan faktörlere örnek olarak, kişinin olağanüstü durumlar yaşaması, bireyin çalıştığı kurumda çalışma arkadaşları ile arasının kötü olması, trafik problemleri, gürültünün yoğun olduğu yerlerde bulunma zorunluluğu, ekonomik yetersizlikler (ihtiyaçların karşılanamaması), teknolojik olarak değişiklikler, şiddete maruz kalma, kısıtlı sürede çalışma yapma gibi faktörler dış stres kaynakları olarak söylenilebilir.

Sonuç olarak iç ve dış stres kaynakları genel olarak hayatın herhangi bir döneminde karşımızda olabilir. Bu gibi durumlara maruz kalmamak genel olarak mümkün olmadığı için ,önlem almak bu durumların etkisini biraz daha hafifletebilir. Genel olarak iç stres kaynaklarının bireyi daha fazla etkilediği söylenilebilir. Dış stres kaynakları uzun süreli olursa etkisi artabilir. Genel olarak ihtiyaçların karşılanmaması, bireyin kendi hayatında yaşamış olduğu sorunlar, çevrenin baskısı, yanlış ebeveyn tutumları stres kaynakları oluşturur. Çocukluk döneminde ailenin tutumu bireyin benliğini geliştirir bu sayede daha sonraki yıllar da göstereceği davranışlar da bu bağlamda etkilenir.

Kullanılan Kaynaklar

Baltas, Z. ve Baltas, A., 2008, Stres Ve Başa Çıkma Yolları, 9751401786, Remzi Kitabevi, İstanbul, 47-54

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Başka Yazı Yok

Giriş Yap

VEYA
close

Subscribe