Türkiye’de En Sık Görülen 6 Psikolojik Rahatsızlık

psikolojik rahatsızlıklar

1- Sinik ( Cynic ) Kişilik Bozukluğu:

Bu tip kişilik bozukluğu, günümüzde Türkiye coğrafyasında yaşayan insanlarda sıklıkla gördüğümüz kişilik bozukluklarından biridir. Sinik kişilik bozukluğu üstünlük hissi ile doğru orantılı olarak geliştiğinden, en önemli belirtilerinden biri aşağılama dürtüsüdür.Bu psikolojik rahatsızlık olan kişiler, karşısındakiyle alay etme ve küçük görme davranışlarını sık sık kullanırlar. Hayatta belli bir amacı, ideali veya tutkusu olmayan kişilerin birçoğunda bu kişilik bozukluğuna rastlanmaktadır.

2- Şöhrete Tapınma Sendromu:

Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada sosyal algının büyük çoğunluğunu ünlüler ve ünlüler aracılığıyla şirketler oluşturuyor. İnsanlar ünlülerin ne yaptıklarıyla çok yakından ilgilenirken, kendi hayatlarını da ünlülerin yaşadığı gibi yaşamaya çalışıyor. Kaldı ki bu psikolojik rahatsızlık durum basit bir taklit etme durumuyla aynı düzeyde yaşanmıyor. Bağımlı ve takıntılı olma durumuna kadar gidebiliyor. Türkiye’de de sıklıkla rastlanılan bu sendrom, normal olmayan davranışların dahi ilgi gördüğü için yayılmasına ve tekrarlanmasına yol açıyor. Kişinin davranışlarını ve sosyal hayatını doğrudan etkilediği için bir eğlence değil, akli bir dengesizlik olarak kabul edilmektedir.

3. Narsist Kişilik Bozukluğu:

Narsist kişilik bozukluğunun ülkemizde yaygın olmasının en önemli sebeplerinden biri; Narsist aile kültürüdür. Çocuklar kişiliklerinin oluştuğu dönemlerde dışarıdan gelen tepkilere ihtiyaç duyar. Dışarıdan gelen en temel tepkileri de ebeveynler oluşturur. Ebeveynlerin çocuklarını girişimlerinden sonra abartılı düzeyde takdir ettiği durumlarda üstünlük, kendini beğenmişlik ve bencillik gibi algılar gelişir, bu durum da doğrudan narsist kişilik bozukluğuna yol açabilir. Gereğinden az takdir ettiği durumlarda ise aşağılık ve değersizliğe bağlı kompleksler gelişir. Narsist kişilik bozukluğuna sahip kişilerin bilinç düzeylerinin altında değersizlik ve isteksizlik yatmasının sebepleride bunlardır. Birey bu komplekslerin önüne geçebilmek adına kendine aşırı değer yükler ve bu da psikolojik rahatsızlık oluşmasına neden olur.

4. Tükenmişlik Sendromu:

Hayatın getirdiği stres faktörleri arttıkça görülme sıklığı da artan bir sendromdur. Genelde yoğun, stresli ve yarışma içerisinde geçen bir hayatın son evrelerinde açığa çıkar. Sürekli stres, uykusuzluk, derin düşünce hali, olumsuz düşünceler veya hayal kırıklıkları tükenmişlik sendromuna yol açabilir. Tükenmişlik sendromu beraberinde başarısızlık hissi, hiçbir şeyi yapacak gücü kendinde bulamama, sürekli yorgun ve bitkin olma durumu gibi sonuçlar doğurur. Bu psikolojik rahatsızlık duygu ve davranışlarda zaman zaman tüm bireylerde gözlenebildiği için ciddiyeti kavranamayabilir ve bu sendrom fark edilemeyebilir. Tehlike de bu durumda artar ve en şiddetli olduğu durumlarda intihara kadar varabilir.

5. Antisosyal Kişilik Bozukluğu:

Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişilere genel olarak sosyopat veya psikopat denmektedir. En temel özellikleri, başkalarının davranışlarına ve tepkilerine aldırış etmeme, toplum kurallarına uymama, otoriteye karşı çıkma, otoritenin koyduğu kurallara karşı çıkma gibi agresif davranışlardır. Bu başkaldırıcı ve asi davranışların çekici bulunduğu toplumlarda sık sık rastlanılmaktadır. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bireylerin gösterdiği ayrılıkçı tutumlar ona fiziksel veya mental olarak destek veren kişiler olduğu zaman artış göstermektedir.

 6. Kaygı bozukluğu ( Anksiyete ):

Kaygı, kendimizi tehlikede hissetiğimiz zamanlarda, normal düzeyde açığa çıktığında doğal bir duygu durumudur. Fakat anormal düzeyde açığa çıkan kaygı tehlike oluşturmaktadır. Kaygı düzeyi sık sık normalin üzerindeyse bu durum psikolojik rahatsızlık olarak ele alınır. Yüksek kaygı belirtileri başlıca şunlardır;

  • Aşırı panik ve aşırı huzursuzluk, ağız kuruluğu, kalp çarpıntısı, vücudun belli yerlerinin karıncalanması, mide uyuşması, nefes darlığı, mide bulantısı, soğuk ve terli vücut.

Psikolojik destekle beraber hayatımızı düzenlemeliyiz. Kahve, enerji içeceği gibi kafeinli içecekleri azaltmalıyız. Her şeyden önce de uyku rutinimizi oluşturmalıyız.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Başka Yazı Yok

Giriş Yap

VEYA
close

Subscribe