5 İlginç Psikolojik Rahatsızlık

psikolojik rahatsızlık

1) Alice Harikalar Diyarında Sendromu

İlk olarak psikiyatrist John Todd tarafından gözlemlenmiş ve hikayedeki olaylarla ilişkili olduğu için böyle isimlendirilmiştir.Romanın yazarı olan Corrol’un da migrene dahil olarak  bu psikolojik rahatsızlıktan şikayetçi olduğunu belirtmiştir. Sendrom beyin ve göz arasındaki sinyallerin doğru ve tam çalışmamasından kaynaklanan nörolojik bir psikolojik rahatsızlıktır. Hastalığın teşhisi sırasında gözlerin sağlıklı olduğundan emin olmak önemlidir.

Bu psikolojik rahatsızlığın sonucunda görüş bozukluğu ortaya çıkar. Hasta çeşitli halüsinasyonlar görür ve bunların gerçek dünyada yaşandığını delirdiğini düşünür. Migren, bu hastalığın en temel belirtileridir. Belirtilerin en başında vücut orantısında belirgin değişimler görmekle başlar. Özellikle el ve ayakların vücuda orantısız olarak büyük veya küçük olduğu görülür. Aynaya baktıklarında kafalarını ve ellerini çok büyük görürler.

Bu diğer cisimlerde de geçerlidir. Örneğin mobilyaların büyüklüğü ve bulunan ortamlardaki tavan yüksekliği gibi görsellerde yanılabilirler. Dokunma duyusunda da sıkıntı yaşarlar örneğin yürüdükleri yolun yumuşak olduğunu düşünürler ayrıca ses sanrıları da duyarlar. Bu sendroma sahip kişilerde zaman kavramı yoktur. Zaman çok hızlı da geçebilir, çok yavaş da geçebilir.

Psikolojik rahatsızlık sebeplerinin bir kısmı migren, beyin tümörü gibi biyolojik rahatsızlıklardır. Sendrom maalesef çok bilinen bir psikolojik rahatsızlık değildir. Tedavisi henüz bulunamamıştır fakat erken tanı ile önlemler alınabilir. Uzmanlar hastalara grup tedavilerini önerirler. İnsanların bunları aynı rahatsızlığa sahip kişilerle paylaşmaları onlara iyi gelecektir.

2) Hayalet bacak sendromu

Literatürde ‘phantom ağrı sendromu’ olarak da geçen bu sendrom bedende bulunmayan bir uzvun varmış gibi hissedilmesi ve bazen de şiddetli ağrı olarak hissedilmesidir. Bu sendrom bedenin herhangi bir uzvunda görülebilir. Vilayanur Ramachandran sendromun belirtilerini saptamış ve ‘mirror box’ denilen tedavi yöntemini bulmuştur. Herhangi bir uzvun kaybından sonra kişiler psikolojik açıdan zorlu bir süreç geçirmekte ve yeni durumlarına adapte olmakta zorlanabilmektedirler. Bu sebeple herhangi bir uzvun varmış gibi hissedilmesi ilk başta dikkat çeken bir belirti olmamaktadır. Bireylerin ilk şikayetlerinin ortaya çıkışı genellikle ameliyattan altı ay sonra görülmektedir.

Bazı bireyler sadece uzuvlarının var olduğunu hissederken bazı bireyler ise uzuvlarındaki ağrıdan ve kaşıntıdan şikayetçi olmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta bu sendroma sahip bireyler ağrıyı psikolojik olarak değil nörolojik olarak gerçekten hissetmektedirler. En sık görülen belirtiler kramp, kaşıntı ve yanmadır. Sendromun yaygınlığı oldukça fazladır. Uzuv kaybı yaşamış bireylerin %50-80’ininde ağrı şikayeti bulunmaktadır. Sendromun adı uzuv kayıplarına göre değişebilmektedir. Kol veya bacak gibi uzuv kayıplarında “Phantom Ekstremite Sendromu” adını almaktadır. Bunun yanı sıra meme kanseri tedavisi kapsamında yapılan mastektomi sonucu yaşanılan uzuv kaybına ise “Phantom Meme Sendromu” denilmektedir.  

Türkçeye aynalı kutu olarak çevrilen yöntemde psikolojik rahatsızlığ yaşayan kişinin ellerini iki bölmeli ve ortasında ayna bulunan bir kutuya koyması istenilmektedir. Bu ayna sayesinde birey var olan elinin aynadaki yansımasını görerek diğer eli de varmış gibi algılamasıdır. Bu sayede rahatlama sağlanmaktadır. Bireyin bu alıştırmayı birkaç kez yapması istenerek beynin yeni bir beden algısı oluşturması sağlanmaktadır. Buradaki kilit nokta görsel uyarandır. Görsel bir mesaj olmadığı takdirde bu tedavi yöntemi işe yaramayacaktı.

Fakat bu tedavi de her zaman işe yaramaz. Bazı bireylerin tedaviye daha dirençli olması sonucu sendromun belirtileri yıllarca gözlenebilmektedir. Fakat bu süre zarfında bireyler ağrıyı azaltmak için ağrı kesici maddeler kullandıklarında bağımlılık ortaya çıkabilmektedir. Bu sebeple bireyin tedavi süreci çok önemlidir. Psikolojik rahatsızlık yaşayanların çoğu durumun olağanüstü bir durum olduğu veya kendilerinin uydurduğunu düşünerek doktora başvurmamaktadır. Diğer insanların kendilerine inanmayacaklarını düşündüklerinden dolayı şikayetlerini dile getirmeyen bireylerin hayat kaliteleri oldukça düşmektedir. Hatta bu durum sonucunda depresyon ve anksiyetenin ortaya çıkma ihtimali artmaktadır. Bu sendromun tedavisinde ki asıl önemli nokta ise bireyin uzvun olmadığını kabullenebilmesidir. Çünkü yaşanan bu ağrıların sebebi beynin uzvun var olmadığını kabul etmemesidir.

3) Mitomani hastalığı

Mitomani hastalığı halk arasında yalan söyleme hastalığıdır. Bu psikolojik rahatsızlık yaşayan kişilere mitoman adı verilir. Hasta bir süre sonra yalan söylediğine kendisi bile inanmaya başlar. Bu sebeple tedaviye ihtiyaç duymazlar. Tedavisinde hastanın etkisi kadar yakın çevre ve ailesinin de etkisi vardır. Birlikte doğru bir yol izlemelidirler. Öncelikle hasta mitomani hastası olduğuna ikna edilmelidir. Daha sonra tedaviye ikna edilmelidir. Doktor hastayı yalan söylemeye iten sebepleri bulup onları saptamaya çalışır. Bu nedene bağlı olarak da psikoterapi veya ilaçlı tedavi önerir. Eğer doğru yöntem bulunursa psikolojik rahatsızlık yaşayan kişi çok kısa sürede iyileşebilir.

4) Capgras Sendromu

Capgras sendromu, sanrısal yanlış tanıma bozuklukları içinde tanımlanan, az rastlanan ve inatçı sanrılar ile giden bir psikolojik rahatsızlıktır. Hasta, yakın bir akrabasının bazen de kendisinin tıpatıp benzerleri ile değiştirildiğine inanır. Sendrom, nadiren saf bir şekilde ortaya çıkar ve genelde şizofreni veya organik psikozla birliktedir. Olguların çoğunda psikoz, paranoid tiptedir. Capgras sendromu- nun ayrıca mani ve psikotik depresyonda da görülebildiği bilinmektedir. Bu az görülen psikiyatrik sendromun kökenine ilişkin kesin bir açıklama getirilememiştir.

5) Erotomani sendromu

Halk arasında ‘Eros Hastalığı’ olarak bilinen “erotomani”, karşılıksız, takıntılı ve platonik aşk olarak bilinmektedir. Bu psikolojik rahatsızlık, birinin kendisine aşık olduğuna inandığı sanrıların eşlik ettiği psikolojik bir bozukluktur. Erotomani’de kişinin sanrısı sistemli ve süreklidir. Erotomani yani bir diğer adıyla Clerambault Sendromu‘na sahip kişiler genellikle “mağdur” kişiyi ünlü ya da yüksek statü sahibi seçebileceği gibi, aşık olarak kabul edilen kişi tanıdık ve sıradan bir insan da olabilmektedir. Erotomani’nin çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Fakat doktorların bu hastalığa yaptığı tipik tedavi yöntemi psikoterapiyle harmanlanmış ilaç tedavisidir. Güçlü bir desteğe ihtiyacı olan erotomanik kişilere antipsikotik ilaçlar da verilmektedir. Erotomani hafife alınacak bir şey olmamalıdır, çünkü etkilenmiş kişi, kendisinin ilgi objesi olduğu insanlara karşı kesinlikle bir tehdit unsuru oluşturabilir.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Başka Yazı Yok

Giriş Yap

VEYA
close

Subscribe